Sunday, September 7, 2008

Tenzile Rüstemhanlı Hanım'a Yöneltilen Mesnetsiz İddialara Dair


Son günlerde Türkiye ve Azerbaycan basınında yer bulan, Türk dünyasının değerli bir büyüğü Tenzile Hanım hakkındaki iddiaları büyük bir şaşkınlıkla izlemekteyim. Tarih boyunca Türk ve İslam davasına hizmet eden böyle büyük dava insanlarına karşı sindirme politikası güdüldüğünü okumuştuk başucu kitaplarımızdan. Tenzile Hanım’ın yaptıklarını ve kişiliğini yakından görmüş biri olarak satırlarda okuduğum ve hep bana uzak gelen bu çirkin saldırıların, icraatları, samimiyeti ve tüm açıklığıyla Türk Halkı’nın her zaman yanında olan böylesine değerli bir insana atfedilmesi, bizi derin bir üzüntü içerisine soktu. Eşi ve kendisi hayatını davalarına adayıp, Türkiye ve Azerbaycan’ı karış karış gezerek bir asırlık ayrılığın yaralarını sarabilmek için bu iki kardeş ülke arasında dostluk elçileri oldular.



Azerbaycan’da faaliyet gösteren Azeri-Türk Kadınlar Birliği çatısı altında, Tenzile Hanım’ın tamamen bireysel çabalarıyla yürüttüğü faaliyetleri Türk Dünyası ve biz Türk gençleri merakla ve beğeniyle takip etmekteyiz. Her yıl 3 Mayıs’ları, Türkçülüğün en büyük bayramını Azerbaycan’da ve bölge ülkelerde sembolleştiren hatta gelenekselleştiren yegane isimdir Tenzile Hanım. Türk ve Dünya siyasetini yakından takip ederek, dünyadaki tüm soydaşlarımızın yanında olmaya ayrı bir özen gösterir kendisi. Geçen yıl Bakü’de düzenlenen Kerkük gecesini hatırlayalım, Türkmen Tv aracılığıyla tüm dünyaya Orta Asya’nın kalbi Bakü’den Türk’ün sesini duyuran , dosta düşmana barış ve sevgi mesajı gönderen insandı Tenzile Hanım. Dağlıca katliamı sonrası T.C. Bakü Büyükelçiliği önünde, el kanlı terör örgütüne verdiği açık ver sert mesajının da unutulmaması gerek.

Siyasi portresi tamamıyla sevgi ve vatan sevgisiyle dolmuş bu değerli insan, insani yönüyle de kendisinden söz ettirmiştir. Her fırsatta Azerbaycan’da çeşitli nedenlerle bulunan Türk vatandaşlarının sorunlarıyla yakından ilgilenmektedir. Azerbaycan’da eğitim gören bir Türk genci olarak, kendisinin bizlere bir “Anne” şefkatiyle gösterdiği ilginin hakkını ödeyemeyiz. Ayrı ayrı oradaki gençlerimiz tüm sorunlarına yapıcı çözümler üretmekte, gençlerimizin kardeş ülke Azerbaycan’ı tanımaları ve sevmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstermektedir.

Hemen hemen Türkiye – Azerbaycan ilişkilerinde her alanda yer almaya gayret gösteren, Türk Dünyasına sayısız hizmeti bulunan ve bundan sonraki süreçte de Türk Dünyası’nın birliği ve beraberliği adına büyük hedefleri olan, yegane hayali dostluk,kardeşlik, birlik ve beraberliğin hüküm sürdüğü bir Azerbaycan olan büyük insan Tenzile Hanım’a atfedilen, mesnetsiz iddiaları kabul etmemizin mümkün olmadığı gibi, kendisinin büyük hizmetlerini nesiller boyunca yaşatmayı bir borç biliriz.

Sevgi ve Selamlarımla


Mehmet Uğur AYDIN

No comments: